23 Nisan 2017 Pazar

Snowden, ABD istihbaratı Sizi Nasıl İzliyor

Ömür OKUR "un sitesinden bir yeni yazı: Snowden, ABD istihbaratı Sizi Nasıl İzliyor

Dünyanın en büyük bilişim şirketlerinin, (Microsoft, Apple, Yahoo, Facebook, AOL, Skype, Google, Youtube...) Amerika Birleşik Devletlerinde olması bir tesadüf mü?


Bu şirketlerin diğer şirketleri alıp bünyelerine katmak için akla hayale gelmeyen tutarla ödemeleri boşuna mı? (Facebook Whatsup"ı 19,5 milyar dolara aldı, Microsoft Linkedin şirketini 26,5 milyar dolara satın aldı, Microsoft Skype"i 8,5 milyar dolara satın aldı. Markaların bir kısmı zaten Amerikan olmakla birlikte satın alınmasının nedeni ana firmaların, zaten istihbarat tarafından bir takip koduna sahip olmaları.)


Bu şirketlerin şu anki işlevlerini sürdürebilmeleri için de astronomik paralar gerekiyor.


Peki sadece satışlardan ya da girip çıktığınız bir ortamdan kazandıkları reklamlar ile bu paraları kazanabildiklerini düşünüyor musunuz?


Bu uygulamalardan kullanmayanınız var mı?


CIA ajanı Edward Joseph Snowden şöyle bahsediyor; Bu uygulamalarda yer alan profillerin bağlantılı olduğu tüm profiller kelimesi kelimesine kayıt altına alınıyor. Hedef odaklı ana bir sorgulama yazılım programı ile bu kayıtlardan nokta atışı hedef belirleniyor. Mesela diyelim ki Türkiye"deyiz ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan"a küfredenleri arıyoruz. Google arama mantığını biliyorsunuz, burada da aynı Recep Tayyip Erdoğan yada ,RTE"de yazmış olabilirler, veya ,R.T.E."de + küfrün içeriği ne olsun mesela onu yazıyorsunuz ve karşınızda kim, hangi tarihte, hangi uygulamada, hangi IP adresinden, IP adresinin konumu ne, gibi tüm bunu yapmış olanların listesi dökülüyor. Listeden tıklıyorsunuz paylaşın görüntüsü veya konuşması da geliyor.


Bilgisayarınız sahip olduğu mikrofon ve kamera sizin için ajanlık yapabilir diyor Snowden...


Siz farkında olmadan bilgisayarınız kamerayı veya mikrofonu açıp kayda başlayabilir. Bu kayıtları kendi efendisine gönderebilir. Düşünsenize nasıl nasıl şantaj malzemeleri çıkar!


Peki bunu neden yapıyorlar; Tabi ki kendilerinin olduğu kadar başka ülkelerin de ekonomisini ve sosyal toplumunu kayıt altında tutabilmek onları kendi istediği gibi yönetebilmek için.


Dünyanın efendisi olmaya niyet etmiş bir ülke sahip olduğu imkanlar ile bunu yerine getiriyor. Hükumetler kuruyor, hükumetler deviriyor, liderler seçiyor, liderleri al aşağı ediyor, halkı sokaklara döküyor...


Peki bu filmin çekilmesine Amerika Birleşik Devletleri neden izin verdi? Engel olabilirdi oysaki! Ben de diyorum ki Amerika Savunma Bakanlığı Holywood sineması ile haşır neşir ve istediği filmleri çektirebilmek için maddi destek bile veriyor. Kendisi neden çektirmiş olmasın!


Bir söz vardır ya; reklamın iyisi kötüsü olmaz diye, işte o yüzden. Bu filmi izleyen herkes Amerika Birleşik Devletlerinin gücünü görecek.


CIA!de gerçekten çalışmış olan Edward Snowden"dan ise ayrıca bahsetmek isterim.


Kendi ülkesi olabilir mevzu bahis ama kendi ülkesi için yaptığını düşündüğün işlerin gerçekten kendi ülkesi için mi yapıldığından tereddüt ediyor ve sorguluyor... Bakıyor ki; birileri kendi koltuğunu korumak veya yükseltmek için usulsüz yöntemlerle işler yaptırmak istiyor ve Snowden"ın kendi kurduğu sistemle kendisinin ve kız arkadaşının bile özel verilerini arşivlemişler. Bir iki doğrulanmayan istihbarat ile başka ülkelerde casus uçaklar ile insanlar öldürülüyor ama doğru insan mı bilinmiyor...


Bu gibi sorulardan Amerika Birleşik Devletlerinin yaptığı işleri ifşa ediyor. Her şey bitti mi zannediyorsunuz? Yasalar ona göre ayarlanıyor. İçeri alınan çalışanlar daha bir milliyetçi seçiliyor. Giriş çıkışlar daha bir sıkı tutuluyor. Yani işlere yine devam. Ne paylaştığınıza dikkat edin ve mümkünse asosyalliğe iten sosyal medyayı kullanmayı bırakın. Kapalı da olsa bir kamera ve/veya mikrofon karşısında gizli şeyler konuşmayın iş çevirmeyin...


https://youtu.be/QlSAiI3xMh4

Benim Puanım: 10 / 10


IMDB Puanı: 7,3 / 10


Sinemalar.com Puanı: 8,1 / 10


Vizyon Tarihi: 6 Ocak 2017


Yapımı : 2016 - ABD


Tür : Biyografi , Dram , Gerilim


Süre: 134 Dak.


Yönetmen : Oliver Stone


Oyuncular : Joseph Gordon-Levitt , Shailene Woodley , Melissa Leo , Zachary Quinto , Tom Wilkinson


Senaryo : Oliver Stone , Kieran Fitzgerald


Yapımcı : Oliver Stone , Moritz Borman


Diğer Adı : The Snowden Files

Yazı http://www.omurokur.com/2017/04/snowden-abd-istihbarati-sizi-nasil-izliyor/ adresinde yayınlanmıştır.

Bir Zamanlar Hepimiz Çocuktuk

Ömür OKUR "un sitesinden bir yeni yazı: Bir Zamanlar Hepimiz Çocuktuk


Bir zamanlar bizde birer çocuktuk;


Sanki daha özgür olacakmışız gibi hep büyümeyi hayal eden,


Ama büyüklerimizin kurduğu dar kalıplar olduğunu


Ve bu dar kalıplar içerisine mahkum edileceğimiz aklımızın ucundan geçmedi.


Durdurulamayan zamanın akışı içinde


Tüm saflığı ile içimizdeki çocuk,


Gözlerimizi kapatıyoruz ki hiç büyümeden


Her zaman olduğu yerde yaşıyor...


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı içindeki çocuğu hala yaşayan tüm herkesin kutlu olsun.

Yazı http://www.omurokur.com/2017/04/bir-zamanlar-hepimiz-cocuktuk/ adresinde yayınlanmıştır.

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali

Ömür OKUR "un sitesinden bir yeni yazı: Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali


Kitaptan benim çıkardığım dersler;
  • Çevrende "iki eli kanda olsa yardım eder" deyimini doğrulayıcı nitelikte; zor zamanlarda güvenebileceğin dostların olsun ama kendi ayakları üzerinde durmayı da öğren,

  • Bir meslek sahibi ol; zanaat altın bileziktir,

  • Para kazanabilmek için yaptığın işini ihmal etme, işin için aileni de,

  • Şüphelerin varsa gerçeklere yürü,

  • Yaşadığı zamanın Anadolusu"nu yazan Sabahattin Ali"den bu zamana değişen tek şey takvim yapraklarındaki göstergeler,

  • Kamunun dirlik ve düzeni kamu yöneticilerinin nasıl biri olduğu ile alakalıdır; kamu yöneticisi ahlaksız ise kamu gün geçtikçe ahlaksızlığa yol alır,

  • Para, eğlence yarım bir insanın en zayıf noktalarıdır,

  • Sabahattin Ali biraz daha yaşasaydı Nobel edebiyat ödülü alması işten bile değildi.

Yazı http://www.omurokur.com/2017/04/kuyucakli-yusuf-sabahattin-ali/ adresinde yayınlanmıştır.

22 Nisan 2017 Cumartesi

En Cesur Poz En Cesur Sahne

Ömür OKUR "un sitesinden bir yeni yazı: En Cesur Poz En Cesur Sahne

Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güvene cesaret denir. Kişi eğer cesareti ile işi eyleme dönüştürdüğünde cesur denir.


Son zamanlarda magazincilerin sözlüğüne dahil olan "cesur" kelimesi ne kadar sözlük anlamını yansıtmaktadır?


Bilmem kim fotoğraf çektirirken cesur poz verdi...


Bilmem kim oynadığı dizi ve/veya filmde cesur sahnelerde yer aldı.


Arkadaşlar bırakın yaw; orasını burasını kendisi ile nikahı olmayan birilerine göstererek ve/veya nikahı olmayan birisi ile vücut vücuda çırılçıplak temas ederek (farz edelim ki içine sokma/çıkarma olmasa dahi) vücudunun tüm namahrem organlarını (meme, vajina) bütün çıplaklığı ile nikahı olmayan birilerine izlettirerek ahlaksızlık sergilemek ne zaman cesaret ile eş anlamlı oldu. Bu hareketi yapanlar nasıl cesur olabilirler? Aşağılayıcı gözlerle bakılan hayat kadınları ile cinsel organlarını sergileyen ve/veya cinsel birleşme sahnelerinde yer alanların arasındaki fark nedir? Ünlü olmaları mı? Tarifelerinin yüksek olması mı?


Bir önceki paragrafta bire şey dikkatinizi çekti mi? Sadece kadınlara ait namahrem organları yazdım! Peki neden sadece kadınlara ait namahrem organları yazdım?


Çünkü erkeğin pozuna/sahnesine değil sadece kadının pozuna/sahnesine cesur dendiği için. Yani diğer bakış açısı ile yaklaşırsak magazin sözlüğünde kadınlar meta olarak kullanılmaktadır. İkinci sınıf vatandaş gibi görünmektedir. Aç, göster, izlet, ünlü ol, para kazan... Yok böyle ahlaksızlığa cesur diyerek prim yaptırmak.


Yazın internete video porno, sex veya kafanızdaki pozisyon ismini bakın bakalım kaç milyonlarca CESUR? kayıt ile karşılaşacaksınız; burada size her şeyini gösterecek şekilde ilişkiye girenler o zaman cesaret ötesi bir şey yapıyorlar yani kahramanlar!


Oysa bu görüntüleri / görüntüye sahip olanları eleştirirsiniz, ayıplarsınız, çocuğunuzu bu görüntülerden uzak tutmaya çalışırsınız... Neden? Cesur diye bilindik bir kişinin fotoğrafına, sahnesine  bakmamazlık/izlememezlik yapmıyorsun o ki!


Bu tür pozlardan ve sahnelerden cesur diye bahsedilmesi, bazı çocukların karşılarındaki kişiden bir yerlerini göstermelerini ve izledikleri dizilerden filmlerden sahnelerden etkilenerek aynısını yapmayı istemelerine, yapmayanları "korkak" şeklinde itham edip karşısındaki kişi üzerinde baskı kurup psikolojilerinin bozulmasına neden olabilmektedir. Ya da daha fazla dayanamayıp, magazin haberlerindeki gibi, ki normal haber programlarında bile aynı sıfatlar ile magazin haberleri mevcut, korkak denilmesin diye bir yerlerini açıp göstermesine daha ileri gidip fotoğraflarının çekilmesine daha da ileri gidip cinsel birleşmeye kadar gidebilmektedir. Burada biter mi? Bitmez!


Fotoğraflar/Sahneler daha sonra kayıt altına alınır ve tehdit olarak kullanılır...


Paranoyakça bir düşünce mi diyorsunuz? Yaşanmadı mı! Yaşanmıyor mu!


Ya da sosyal medyada, takipçi sayısını artırabilmek için ya da tuzağına kapıldığı birisine, nasıl olsa cesurluk diye kendi çıplak fotoğrafını değişik açılar ile çekip çekip paylaşanlar yok mu?


Ateşli sevişme sahnesi denilsin, yürek hoplatan poz denilsin ama "cesur" gibi sıfatlar kullanılmasın.


Bir dizi, bir film ya da bir kişi cinsellikle bir yerlere geleceğine hiç gelmesin.


Cesur kimdir biliyor musunuz; savaşan asker polis cesurdur, akan trafikte yavru bir kediyi yol üzerinden ezilmekten kurtaran cesurdur, alev alev yanan bir yerden can kurtarmak için kendi canını feda eden itfaiyeci cesurdur, karşısındaki kişinin ne kadar parası olursa olsun yaptığı suç ise ona karşı diğerleri ile aynı davranan savcı ve hakim cesurdur... Kendi canı kendi makamı pahasına insanlığa hizmet eden cesurdur!


Türkiye"nin sinema sektörünün bir döneminden bahsedeyim; Yeşilçam"ın çok kişi izlesin diye cinsel ağırlıklı filmlere geçtiği dönemlerde, bu sektöre adım atmayanların filmleri hala izlenirken, o sektörde boy gösterenler yok olup gitmişlerdir...


Vücudunuzun namahrem yerlerini sadece nikahlı olduğunuz helalinize gösterin. Eşiniz ile hayal gücünüz ölçüsünde  her türlü cinsel birleşmeyi yapabilirsiniz. Bunu başkasının izlemesini ister misiniz?


Dizilere, filmlere, namahrem yerlerini açan kadınlara... sırf cinsellik yüklü sahneleri nedeniyle prim yaptırmaya HAYIR!

Yazı http://www.omurokur.com/2017/04/en-cesur-poz-en-cesur-sahne/ adresinde yayınlanmıştır.

Canavar Kamyonlar, Monster Trucks

Ömür OKUR "un sitesinden bir yeni yazı: Canavar Kamyonlar, Monster Trucks

Bazı petrol şirketlerinin, daha fazla DAha FAzla DAHA FAZLA kazanabilmek için, petrol çıkarma istasyonu kurdukları bölgenin asıl sahibi canlıların yaşamlarını; para uğruna ilk defa keşfi yapılmış olmalarına rağmen soylarının daha başka kimse fark etmeden yok edecek kadar acımasızlık yapabileceklerini, görünüşleri ne kadar farklı olsa da onlarında bizim gibi bir aileye sahip olabileceklerinden ve bir birleri için her şeyi yapabileceklerinden yola çıkıp, ön yargıyı bırakarak karşımızdaki kim ve ne olursa olsun tanımaya çalıştığımızda ve yaşam hakkına tecavüz etmediğimizde ne kadar yaşam dolu olabileceklerini çeşitli özel yeteneklere sahip ve petrol ile beslenen sevimli canavarların gözünden anlatan, baştan sona aksiyonun eksik olmadığı çocuklar kadar büyüklerinde izleyebileceği güzel bir film...


https://youtu.be/wQGawWqJdfs

Benim Puanım: 7 / 10


IMDB Puanı: 5,6 / 10


Sinemalar.com Puanı: 4,7 / 10


Yapımı : 2016 - ABD


Tür : Animasyon , Aksiyon


Süre: 122 Dak.


Yönetmen : Chris Wedge


Oyuncular : Lucas Till , Jane Levy , Amy Ryan , Rob Lowe , Danny Glover


Senaryo : Glenn Berger , Jonathan Aibel


Yapımcı : Mary Parent

Yazı http://www.omurokur.com/2017/04/canavar-kamyonlar-monster-trucks/ adresinde yayınlanmıştır.

20 Nisan 2017 Perşembe

Hayırcılar Ne Yapmalı?

Ömür OKUR "un sitesinden bir yeni yazı: Hayırcılar Ne Yapmalı?

... nerelerden nasıl bu sonuca gelindiğinden bahsetmeyeceğim. Hepimizin malumu!


Peki her şey bitti mi?


Tabi ki hayır!


Biz hep mevcut anayasaya ilaveler yaparak ya da maddelerini değiştirilerek yeni anayasada anayasanın ülkemizi tehlikeli noktaya götürecek yetkilere imkan sağladığına parmak basmıştık. Evetçiler"de yok öyle bir şey demişlerdi...


Evetçiler ya da Hayırcılar diyerek ayrım yapmaya çalışmıyorum. Sadece verdiği oy seçiminden bahsediyorum.


Bu sonucun üzerine iyi analiz yapmamız lazım; anayasa değişikliği ile ne değişti, bu değişimi kendi lehimize çevirebilir miyiz, bu değişimden nasıl faydalanabiliriz, bu değişimin geri dönüşü yok mu, bu değişimi nasıl geri döndürebiliriz?


Yapmamız gerekenler; mağlubiyeti kabul edip bir köşeye sessiz sedasız çekilmek, elimizi eteğimizi çekmek, suya sabuna dokunmamak değil; yeni anayasa ile sahip olduğu yetkileri, ülkemizi tehlikeli noktaya götürecek kişi veya kişilere veya onlara destek olanlara karşı haklı karşıtlığımızı göstermemiz gerekmektedir.


Haklı karşıtlık diyorum; yani eğriye eğri doğruya doğru diyelim. Sadece muhalif olmak, zıtlık yapmak için değil.


Tek başına karar verecek yetkiye sahip bir adama karşı çıktığımız noktada biz aynı yanılgıya düşmemeliyiz.


Düşünülen, yapılacak, yapılan işe hangi açılardan destek oluyoruz/oluruz yada neden karşıyız ve çözüm önerimiz ne? Amacımızı iyi anlatabilmemiz lazım hemde bunu ülkemizin en ücra köşesindeki insanımıza, onların anlayacağı dilde anlatmalıyız.


Biz halkız. Biz halkın diğer yarısıyız.


Şimdi var gücümüzle bir sonraki seçimlere hazırlanmamız lazım. Evet şimdiden çünkü zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçmektedir. Sonraya bırakılan hiç bir işte de amaç istenildiği gibi gerçekleşemez.


Yapıcı muhalefet olup, yapıcı muhalif olacak adam gibi adam bir lider seçmeliyiz... Bizde adam gibi adam olmalıyız.


Demokrasiden bahsederken 94 yıldır var olup İsmet İnönü, Deniz Baykal, Bülent Ecevit ve Kemal Kılıçdaroğlu yani her 24 yılda bir adam seçen CHP ve 48 yıldır var olup Alparslan Türkeş ve Devlet Bahçeli yani 24 yıla bir adam seçen MHP mantığı ile demokrasi anlatılamaz; kaybeden gitmeli!


Halkın içinde olmalı, onların omzumuza elini atıp sorunlarını anlatabileceği mesafede olmalıyız.


Bir sonraki seçimler için yeni yapıdaki unvanı ile bir kaç başkan adayı belirlemeliyiz. hem de halkın içinden, demokrasiye araç değil de amaç gözüyle bakan, kaşı ayrı gözü ayrı oynamayan, çevresinde kim olursa olsun kim ne derse desin sakinliğini koruyabilen ağzını bozmayan, halkı kulakları ile dinleyen, şikayet etmeyip çözüm üreten, kimsenin inancına siyasi görüşüne karışmayan, yaftalamayan bir başkan adayı!


Erken değil aksine şimdi tam zamanı.


Unutmayın muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcut!

Yazı http://www.omurokur.com/2017/04/hayircilar-ne-yapmali/ adresinde yayınlanmıştır.

16 Nisan 2017 Pazar

McDonald"s Nasıl Marka Oldu, The Founder

Ömür OKUR "un sitesinden bir yeni yazı: McDonald"s Nasıl Marka Oldu, The Founder

McDonald"s ismini hamburger, çizburger, patates kızartması ve soğuk içecek satışı yaparak şu anda dünyada iki milyon dolayında çalışanı ve her gün dünya nüfusunun %10"una hizmet veren dev hızlı-yemek şirketi haline dönüştüren macera ve heyecan dolu yolculuğunu anlatan, telif hakkının ne kadar önemli olduğunu anlatan harika bir kişisel gelişim filmi.


McDonald"s markasına isim veren ve bugünlere taşıyan, kurucu Mac ve Dick McDonald kardeşlerin piyasadaki ihtiyaca göre restoranlarına çeki düzen vermiş olmaları.


Teknik + Düzen + Sistem + Hız = Başarı


Tek kusurları ise büyüme konusundaki kafalarında beliren ve kendilerine korku veren NASIL? sorusu ve bir kaç denemeden sonra ellerindeki bir iki restoranla yetinmek zorunda kalmaları.


Ama Ray Kroc adında bir adam var ki; o dönemde kurduğu şirketi ile yakın gelecekte piyasanın çokça ihtiyacı olabilecek şeyleri satma konusunda bir sürü kere başarılı olamamasına rağmen ısrarcı bir girişimci. En son satmaya çabaladığı makine için Mac ve Dick McDonald kardeşlerin verdiği çok sayıda tekliflerine karşı kafasında beliren "neden bu kadar istiyorlar" sorusuna cevap bulabilmek için Amerikanın bir başından diğer başına gidecek kadar azimli...


Ve kurnazlığı, başarıya olan açlığı, geleceğin ihtiyacını öngörebilme yeteneği ile ile Mac ve Dick McDonald kardeşlerin emeğini kendi adına tescilletiyor. Hatta gerisin geri O"nlara satış dahi yapıyor. Nasıl mı? Orasını da bi zahmet filmi izleyerek kendiniz öğrenin:) 


Neyse filmin girizgahını böyle yaptıktan sonra gelelim filmden çıkartacağımız derslere;



  • İhtiyaca en uygun çözümü bulanlar kazanır.

  • Olmuyor diye vazgeçme; bakış açını değiştir.

  • Herkes tarafından tescil edilmiş kalitede ürün yapıyorsan fakat sadece bir yerde olmaktan övünç duyuyorsan ve yayılmıyorsan geleceği öngöremiyorsun anlamına gelir.

  • Ürününün ismi başarı elde edebilmen için en önemli faktörlerden birisidir.

  • Ürünün ismini bir de logo ile bütünleştirdin mi bilinilirliğini artırırsın. 

  • Herkese her şeyi anlatma.

  • Benzersiz bir ürünün var ise verdiğin isimle birlikte ürünü farklı yapan ne varsa tescil ettir.

  • Bir erkeğin başarılı ya da başarısız olmasında kadının inanılmaz etkisi vardır.

  • Başarıyı yakalattı diye klasik yöntemler ile devam etmeye gerek yoktur. Yeni yöntemler hem tüccar hem müşteri için daha cazip olabilir.

  • Başarıya ulaşmak için başkalarının düşüncelerine de ihtiyacın olacaktır. Senden farklı düşünenleri yok etme bünyene dahil et.

  • Sözleşmelerde üstünlük elde etmek için ve/veya alt olmamak için kurnaz avukat ekibin olsun.

  • Yenemiyorsan satın al.

  • Kurallarını belirle. Kurallarından ödün verme böylelikle geniş bir bayilik sistemini kaliteden taviz vermeden yönetebilirsin.

  • Oyunu bilmiyorsan ya bir bilene danış ya da blöf çekme.

  • Eğitim şart.

Ray Kroc başarısının sırrını şöyle açıklıyor. Kararlılık! Dünyada sağlam bir azmin yerini hiçbir şey tutamaz. Yetenek tutamaz; Yetenekli ama başarısız adamdan pek çok insan vardır. Akıl tutamaz; Farkına varılmamış bir akıl klişedir. Eğitim de tutamaz; Dünya neden eğitimli aptallarla dolu? Azim ve kararlılık ile başarılabileceklerin ise sınırı yoktur...


Yöneticilerin, satışçıların, yatırım yapmak isteyen ama nereye yatıracağını bilemeyenlerin, gelecekte bir yerlere gelmek isteyenlerin, alın teri ile çok para kazanmak isteyenlerin mutlaka izlemesi gereken bir film.


Başarı ile dolu gelecek sizlerin olsun.


https://youtu.be/AX2uz2XYkbo

Benim Puanım: 10 / 10


IMDB Puanı: 7,2 / 10


Sinemalar.com Puanı: 6,5 / 10


Vizyon Tarihi: 3 Mart 2017


Yapımı : 2016 - ABD


Tür : Biyografi , Dram


Süre: 115 Dak.


Yönetmen : John Lee Hancock


Oyuncular : Michael Keaton , John Carroll Lynch , Nick Offerman , Laura Dern , Patrick Wilson


Senaryo : Robert D. Siegel


Yapımcı : Jeremy Renner , Sam Englebardt

Yazı http://www.omurokur.com/2017/04/mcdonalds-nasil-marka-oldu-the-founder/ adresinde yayınlanmıştır.