

Gün geçtikçe yapay zekâya daha fazla görev yüklüyoruz.Eskiden saatlerimizi alan işleri artık birkaç saniyede yaptırabiliyoruz.Ama bunun bir bedeli var: Biz kolaylaşırken, pasifleşiyoruz.Peki asıl soru şu: Yapay zekâya ne kadar güvenebiliriz?
Bir insana güvenebileceğimiz kadar… belki ondan bile az.Çünkü yapay zekâyı yapan da, besleyen de, yönlendiren de insan.
Film tam da bu noktadan çok güçlü bir sorgulama yapıyor.Yapay zekânın en büyük avantajı; ön yargısının olmaması, sezgi ile değil veri ile karar vermesi.Ama film bize şu soruyu soruyor:Verileri kim topluyor?Veriler gerçeğin tamamını mı yansıtıyor?Ve en önemlisi… eksik veri ile verilen karar gerçekten adil olabilir mi?
Bir an düşünün…Yapay zekâ bir savcı, bir hâkim, bir karar mercii.
Karşısındaki tüm kanıtlar bir kişiyi suçlu gösteriyor.Ama o kanıtların arkasındaki sebep-sonuç ilişkisi eksik.Belki görmediği bir ayrıntı var.Belki değerlendirmediği bir kör nokta.
İşte film tam burada çarpıyor izleyiciyi.
Sorun yapay zekâ değil.Sorun, veriyi hazırlayan insan.Sorun, bakmak ile görmek arasındaki fark.Sorun, ayrıntıyı atlayan zihin.
İster yapay zekâ karar versin, ister insan…Şeytan ayrıntıda saklıdır.
Ve film çok sert bir gerçekle yüzleştiriyor bizi:İnsanlar o kadar acımasızlaşabiliyor ki, bazen merhametsizlik makinede değil, insanın kendisinde başlıyor.
Hatta öyle ki…İnsanlar bu kadar şeytanlaşmışken,şeytan için kıyamete kadar dinlenme vakti gelmiş olabilir.
Mercy, sadece bir bilim kurgu değil.Adalet, veri, güven ve insan doğası üzerine rahatsız edici ama gerekli bir film.
Mercy – Film Fragmanı
https://youtu.be/7H7Djx17l8Y?si=tYJw9Et-KTEEcLZl
Mercy – Film Puanları
Benim Puanım: 8/10
IMDB Puanı: 6,1 / 10 https://www.omurokur.com/2026/03/mercy-merhamet-yok-yapay-zeka-guven-ve-insan-faktoru-uzerine-bir-film/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder