17 Nisan 2026 Cuma



Türkiye Nereye Gidiyor? Koltuklar Dolu, Ama İçleri Boş
Bu yazıyı hangi olay için yazdığımın bir önemi yok.Çünkü mesele tek bir olay değil, bunun artık düzen haline gelmiş olması...


Minyatür örnekleri ile birlikte çalıştığımız şirketimizde, kurumumuzda hepimiz görüyoruz.Bir fırsat, bir şans, bir boşluk…


Ve o boşluk, işi bilmeyen biriyle dolduruluyor.


Sorun burada başlıyor.


Çünkü o koltuğa oturan kişi işi bilmediğinde,ilk olarak işi öğrenmeye değil,o koltukta kalmaya odaklanıyor.


Peki nasıl kalıyor?


Kendisine itiraz etmeyecek,sorgulamayacak,“neden?” demeyecek insanları yanına alarak.


Düşünmeyenleri yükseltiyor.Sorgulayanları uzaklaştırıyor.


Hak eden geri plana itiliyor,hak etmeyen ön plana çıkarılıyor.


Ve en acısı şu:Bu artık istisna değil, salgın gibi her tarafa yayılmış halde.


Cahilin baş, liyakatlinin ayak olduğu bir düzen kuruluyor.Ve bu düzen, her geçen gün biraz daha normalleşiyor.


Sonra dönüp soruyoruz:“Türkiye nereye gidiyor?”


Cevap ortada.


Liyakat yoksa;adalet de yok, güven de yok, gelecek de yok.


Tek çözüm var: Liyakat.


Ve bu sadece sistemi kuranların değil,o koltuğa oturan, o koltuğa oturanın cahil olduğunu bilen herkesin sorumluluğu.


Hak etmediğini bilenin o koltuğu reddetmesi, en az onu kazanmak kadar büyük bir erdemdir.


Hak etmeyenin koltukta oturduğunu bilenlerinde çok geçmeden tepki göstermesi kendi gelecekleri için büyük önem arz etmektedir.


Artık kişileri değil,bu ülkeyi büyütecek insanları konuşmamız gerekiyor.


Çünkü mesele bireyler değil,Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği, geleceğimiz.


Önce nereden mi başlasak?


Bulunduğumuz/çalıştığımız yerden başlamaya ne dersiniz? https://www.omurokur.com/2026/04/turkiye-nereye-gidiyor-koltuklar-dolu-ama-icleri-bos/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder